İSLAM VE SPOR

Muhammed Salah’ı bilirsiniz.
Hani şu Mısırlı futbolcu. Yanında sürekli Kur’an taşıyor, hatta bazen de uçakta okuyor.
En son Liverpool’da oynuyordu. Bir Liverpool taraftarı, 'Onun için Müslüman olup bir camide oturacağım' sözlerini içeren bir tezahürat yapmıştı.
Bir Müslüman olarak, gurur duydum…
Başarılı bir sporcu…
Futboluyla mesaj veriyor, İslam’ı Müslümanları iyi temsil ediyor.
Futbol bir sanattır.
Şahsen, “futbol bir dindir” sözüne katılmıyorum. .
Ne Portekiz Kralı Salazar’ın “Futbol olmasa ülkeyi bu kadar rahat yönetemezdim” sözüne, ne de, İspanya Kralı Franco’nun “Ben Ülkemi 3F (Fado-Fiesta-Futbol. Yani ucuz müzik, eğlence ve futbol) ile idare ettim” sözüne takılıyorum.
Takılsam ne olacak, ne fayda sağlayacak?
Evet, belki kısmen doğrudur. Fakat kim ne derse desin, dünyada futbola gönül vermiş milyonlarca insan var. Önemli maçları, milyonlar hatta milyarlar izliyor.
Bu bir gerçek, bu bir realite ve bu gerçeği, realiteyi kabul etmemiz lazım.
Araştırmacılar İbn-i Haldun’u anlatırken şu tespiti yapıyorlar: “İbn-i Haldun’u kendinden önceki tüm âlimlerden ayıran asıl ve en önemli özelliği “olması gereken” değil “olan” üzerinden hareket etmesidir. Başarısının sırrı da budur.”
Yani realite üzerinden hareket…
Eğer bu bir sorun ise (ki değildir), sorunu fırsat dönüştürmemiz lazım. Tek yapmamız gereken doğru düşünmek, doğru hareket etmek. Yani doğru teşhis ve doğru tedavi…
Sadece futbol değil.
Onlarca spor dalı var. Her birinin milyonlarca seyircisi var.
Peki, ne mi yapalım?
Biz de, inançlı, şuurlu, mili ve yerli sporcular, futbolcular yetiştirelim.
Tekbirle sahaya çıkıp, golü secde ile kutlayan golcülerimiz olsun. İsimleri Muhammed, Ahmet, Ali, Ömer olsun...
Camp Nou'da, Old Trafford'da, Estadio Azteca'da, Wembley'de, Santiago Bernabeu'da İslam'ın sedası yükselsin...
NBA’de basketbolcularımız olsun. İsimleri Ebubekir, Osman, Huzeyfe, Musab, olsun. NBA’de de İslam’ın sedası yükselsin.
Muhammed’ler, Ahmetler, Ömer’ler, Ali’ler ve Osman’lar her yerde olsun. Wimbledon’da, Avustralya Açık’ta, Liverpool’da, Barselona’da, Real Madrid’de, Bayern Münih’te ve Manchester United’da…
Muhammed Salah gibi, İslam'ın mesajını, Batılıların şehirlerine, stadyumlarına taşısın...
İşte o zaman gör, sen şahlanışı!
En büyük tebliğ, İslâm'ı yaşamaktır.
En güzel tebliğ de, en çok kalabalığın bulunduğu yerde olur.  
Sadece bu değil tabi ki.
Türkiye'de 60'ı aşkın Spor Federasyonu var.
Türkiye’de 81 il 957 ilçe var. Ve neredeyse her ilde ve ilçede bunların temsilcilikleri var.
Her bir il ve ilçede 10’ar genci sadece bir spor dalında sporcu yapsak, yüz binlerce genci sokak teröründen (çetelerden), sigara, uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklardan kurtarmış oluruz.
Özellikle doğuda, doğudaki illerde…
Bu şekilde, gençlerin kandırılarak dağa çıkmasının da önüne geçmiş oluruz. Ne dersiniz, gençlerimizin terör ve uyuşturucu belasından kurtulması iyi bir fikir değil mi?   
Bu, geleceğe ve gençlere yönelik muazzam bir proje, olağanüstü bir yatırımdır.

Selam ve dua ile.

Mücahit KUMANDAVEREN           
07.08.2019 / Tatvan

*Tüm hakları saklıdır. Yazarın izni olmadan hiçbir şekilde, çoğaltılamaz, yayınlanamaz, kopyalanamaz.


17

Yorumlar

Yorum Yap