ACININ VE HÜZNÜN HİKÂYESİ: ENDÜLÜS-III

Endülüs’te filizlendi asıl, Avrupa Medeniyeti.
Bakmayın siz Rönesans, Yeniden Doğuş filan demelerine.
Bunlar hikâye…
Endülüs’te filizlendi ve Bologna’da, Oxford’da, Cambridge’de boy attı, gelişti, Avrupa Medeniyeti.
Endülüs’ten etkilendi, beslendi fikri planda Oxford, Cambridge.
Ortaçağ karanlığından çıkışını ve bugünkü medeniyetini, Endülüs’e borçludur Avrupa.
Ve yok oluş da buradan başlayacaktır.
Müslümanlar, Endülüs’ü tanıdığında ve anladığında…
Bu yüzden okumalıyız, okutmalıyız Endülüs’ü.
Yaşamalıyız, diri tutmalıyız acısını ve asla unutmamalıyız, Endülüs’ü.
Ruhumuza işlemeli, beynimize kazımalıyız…
İliklerimize kadar hissetmeliyiz, Endülüs’ü.
Camilerimize, kütüphanelerimize, sokaklarımıza ismini vermeliyiz.
Romanını yazmalıyız…
Filmini yapıp, şarkısını söylemeliyiz, Endülüs’ün.
Ve sonrası…
Beklenen sonun başlangıcı, Avrupa için.
Endülüs’ün Kayıp Tarihi’yle’ başlayacaktır, Batı için sonun başlangıcı.
Bu kaçınılmaz sondur.
Kural budur. “Nasıl başladıysa öyle de bitecektir.”
Batı, bunun için korkuyor, İslam’dan.
Bunun için uykuları kaçıyor.
Bunun için göz açtırmıyor, Müslümanlara.
Bunun için oyun üstüne oyun, plan üstüne plan yapıyor.
Ey Batı! Kolay mı sanıyorsunuz?
Tarih kitaplarından çıkarmayı, yok saymayı, koskoca bir tarihi.
Hem çıkarınca, yok sayınca her şey, bitmiş mi olacak?
Anlamıyor musunuz?
Biz bitti demeden, hiçbir şey bitmez.
Hem nasıl olur, nasıl yaparsınız bunu?
Müslümanlar 711-1492 yılları arasında tam 781 yıl İspanya’da hâkim olup, tarih yazmadılar mı?
Sadece bu mu?
Gırnata’nın düşmesinden sonra, tam 122 yıl boyunca, Müslümanlar, eşi ve benzeri görülmemiş asimilasyona, soykırıma, katliama ve vahşete rağmen direnmediler mi?
Gırnata’lı bir çiftçi “Hiçbir halk, Endülüs Müslümanları kadar acı gözyaşları dökmemiştir” sözlerini boşuna mı söylemişti?
Ey Avrupa! Siz hala Endülüs’ün nimetlerini yiyorsunuz.
Kabul etseniz de, etmeseniz de, bağrınızda boğduğunuz, pervasızca yok ettiğiniz, Endülüs’ün çocuğusunuz.
Endülüs olmasa, siz olmazdınız.
Bugünkü medeniyetiniz olmazdı, olamazdı.
Doğamazdı…

Ey Batı! Ey Avrupa!
Son bir şey söyleyeyim mi?
Endülüs’ün medeniyetini aldınız; bilgisini, birikimini aldınız.
Ancak ruhunu, vicdanı ve ahlakını almadınız.
Bu yüzden; “medeniyetiniz ruhsuz, vicdansız ve ahlaksızdır.”

Selam ve dua ile…

Mücahit KUMANDAVEREN           
12.08.2019 / Tatvan


*Tüm hakları saklıdır. Yazarın izni olmadan hiçbir şekilde, çoğaltılamaz, yayınlanamaz, kopyalanamaz.
 
 


13

Yorumlar

Yorum Yap